17 Aralık 2011 Cumartesi

kolay evlenmenin yolları


Kolay evlenmenini yolları... 

     




Evlenmeyi düşünüp evlenemeyenler..aşağıda belittiğim maddeler sizin için..
  • Dürüst olmak
  • Yardımsever olmak
  • Güleryüzlü,tatlı dilli olmak
  • İnançlı olmak( inanaç evliliği teşvik eder)
  • Ahlaklı olmak
  • Büyüklere hürmeti elden bırakmamak
  • Çok seçici olmamak
  • Temiz güzel,bakımlı olmak(makyajla değil)
  • Ağırbaşlı,anlayışlı olmak
  • İlle de elektrik dememek..
  • Komşılarla çevreyle bağını kesmemek..
  • Duada ısrarcı olmak
  • Hayırlısını istemek
  • Hep iyi özellillerle tanınmak..
  • İç güzelliğine dış güzelliği kadar değer vermek..
  • Cömert ve yetenekli olmak... Bu saydığım özellikler sizi herkesten farklı kılacak ve sizin seveceğiniz veya sizi sevecek kişilerin elini kuvvetlendirecekir..

13 Kasım 2011 Pazar

ilginç yaklaşımlar..






& Elleriniz yağa bulaştığında, burnunuz kaşınmaya başlar ve acil tuvalete gitmeniz gerekmektedir.


& Yer Çekimi Kuralı
Yere düşen her şey en zor ulaşılabilecek noktaya yuvarlanır.

 

& Yanlış Numara Kuralı
Yanlışlıkla çevirdiğiniz bir telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz ve biri daima cevap verir.

 

& Mazeret Kuralı
Patronunuza işe geç kalma sebebinin patlak lastik olduğunu söylerseniz ertesi sabah lastiğinizi muhakkak patlak bulursunuz.



& Değişkenlik Kuralı
Eğer trafikte şerit değiştirirseniz, eski şeridiniz şimdi bulunduğunuzdan daha hızlı akar. (Bu hep böyledir)

& Banyo Kuralı
Vucudunuz tamamen ıslandığında telefon çalar.



& Yakın Tesadüf Kuralı
Beraber görülmek istemediğiniz biriyle beraberseniz tanıdığınız biriyle karşılaşma ihtimali tavan yapar.

 

& Sonuç Kuralı
Birine bir aletin çalışmayacağını ispat etmeye çalıştığınız zaman o alet çalışır.

 
& Biomekanik Kuralı
Kaşınma katsayısı vucudunuzda ulaşılması zor olan yerlerde en yüksektir. Şekilden şekile girersiniz.

 

& Tiyatro Kuralı
Ne olursa olsun koridordan en uzak sandalyenin sahipleri en geç gelir.


& Starbucks Kuralı
Bir kahve içmek için oturduğunuzda patronunuz sizden bir görev ister ve bu görev süresi kahve soğuyana kadardır.




& Murphnin Soyunma Odası Kuralı
Eğer soyunma odasında sadece iki kişi varsa, onların soyunma dolapları bitişiktir.

& Yüzey Kuralı
Tereyağlı ve reçelli ekmeğinizin yeni yaptırdığınız veya aldığınız halıya düşme ihtimali, halının pahalılığı ve yeniliği ile doğru orantılıdır.



& Mantıksal Tartışma Kuralı
Neyi konuştuğunuzu bilmiyorsanız her şey olabilir.

 

& Brown'un Fiziksek Görünüm Kuralı
Papuç ayağınıza tam geldiyse, o papuç çirkindir.



& Wilson'ın Pazarlama Stratejisi Kuralı
Gerçekten çok sevdiğiniz bir ürünü bulup aldığınızda, o ürünü üretmekten vazgeçerler.

 

& Doktorların Kuralı
Eğer kendinizi hasta hissedip doktor randevusu alıp gittiğinizde aniden iyileşirsiniz. Eğer randevu almazsanız hastalık devam eder.



& Olasılık Kuralı
Birisi tarafından seyredilme olasılığı, yaptığınız işin aptallık katsayısıyla doğru orantılıdır


tüp genelde çok misafir geldiğinde en önemli zamanda biter



en sıkışık zamanda eliniz kolunuz bağlı iken fırsat oluşur..







.....

12 Kasım 2011 Cumartesi

 Türkiye'yi bekleyen en büyük tehlike.. 






Kuzey Anadolu fay hatıını incelediğimiz zaman korkunç bir tehlikenin bizi beklediğini görürüz. Türkiye sanai tesislerinini % 90 ı bu fay hattı üzerinde. nufus yoğunluğu da çok fazla.Dünyanın 10. büyük ekonomisine sahip Türkiye, olası büyük ve şiddetli bir depremde bir anda 50 yıl geri gider.bedeva sağlık hiizmetleri, kitaplar,sosyal hizmetler, lüks harcamalar, Büyük projeler hayal olur.Sadece ekmek ve can derdine düşer milyonlarca insan..

Tez zamanda sanaii tesisleri, ekonominin can damarları fay hattından uzaktaki yerlere sağlam bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır .

Canım İstanbul' da sanai tesisi hiç kalmamalı,tamamiyle tarihi ve turistik bir yapıya kavuşturulmalı. Yani her bavulunu eline alan iş umuduyla gitmemeli istanbul'a.. Allah uzak etsin ama 15 milyonluk istanbul'da olası bir deprem eşi benzeri olmayan yıkımlar ortaya çıkacaktır.

2012 YILINDA DÜNYANIN EKSENİNDE CİDDİ KAYMALAR BEKLENİYOR. Bu da yakın zamanda sel, deprem, tsunami volkanik patlalamların uzun zaman Türkiye ve dünya gündemini meşgul edeceğini gösteriyor.Bir yandan sosyal hareketler, isyanlar,protestolar,bir yandan da yer hareketleri..Tehlike kapımızda artık..

10 Kasım 2011 Perşembe

Bir daha.. a more..



Rating: 2 votes, 5.00 average.



Öyle çok şey vardı ki yapacak.. Önce üniversite bitmeli sonra güzel bir iş.. hayırlısıyla güzel bir evlilik ve düzenli bir hayat..sonra birikimlerden bir araba ve bir de ev olursa..değme keyfime..yaşarız be.. diye düşüne düşüne yürüyordu..

Bir gürültü koptu..sanki kyamet koptu.Gözlerini hastahanede açamadı. Kapanmış gözlerle bir masada taş gibi uzanmış, hareket edemeden bekiyordu. bir şey görmüyordu.tanıdık insanların sesi geliyordu kulaklarına
- vah vah..! çok gençti..
- inanamıyorum ya..! daha dün buluştuk..
- şimdi annesine ne diyeceğiz..?
- nasıl oğlun öldü diyeceğiz?
.....
Şimdi ben öldüm mü? diye panikledi..avazı çıktığı kadar bağırdı çağırdı ama duyan olmadı.
ağladı.. ağladı..

o kadar da yapacak işi vardı. idealleri,kavgası sevgisi, arzuları istekleri..simdi herşey uçtu gitti..

Allahım..! ne olur bir daha bana fırsat ver..sana iyi bir kul; iyi bir adam olayım..ne olur Allahım.!.ne olur..bir daha ...
....
Bir daha açtı gözlerini..
Doktor sevinçle:

- Bir daha açtın gözlerini hayata evladım..
bir daha yeniden doğdun ..çok uğraştık..kalbin durmuştu.. üstüne ağlıyordu dostların..ama Allah işte..öldürmeyince ölmüyor insan.

4 Kasım 2011 Cuma


Karikatür krizi ve avrupa..

cartoon crisis and france




Sarozy bana göre Fransa'nın en yeteneksiz ama en sinsi başbakanı.Fransız burjuvazi takımının yedek oyuncusu. Bu tip çelimsiz,güçsüz insanlar güç elde edince ,faşizan ruh hallerini demokrasiyi savunma adına, kaçak çıkışlar yaparak ve agrasif kararlar vererek dünyanın dikkatini çekerler.

Fransa 1994 yılında Ruanda da yapılan ve 800-900 bin tutsi ve hutu'nun öldüğü öldürüldüğü iç savaşa bizzat katılarak, özel birliklerle destek vererek katliamcı avrupalı olma şerefini almıştır. 



Yine yakın tarihte1930-1962 yılları arasında cezairde 1.5 milyon cezairli müslümanı öldürmüş binlercesi sakat bırakılmış ve binlerle ifade edilen faili belli cinayetler işlemiştir.



Kurtuluş savaşında Bordeaux'un verimli asma bahçelerinden devşirdiği şaraplarla kafayı bulan Fransızlar Antep'e Urfa'ya, Maraş' a kadar gelmiş,ağzının payını alarak geri dönmüştür.



Gerçekten Fransızlar tarih boyunca kendilerinden olmayanların tüm haklarına Fransız kalmışlardır.

Ermeni oylarına göz dikerek Ermeni diyasporasına yararlanmak babında Türkiyenin ermeni soykırımını kabul etmesini istemiş,Türkiye nin AB'ye katılmasına hep karşı durmuştur.

Fransızlar, bizim hiç bir zaman masumhane olarak insan haklarını savunan dünya barışına katkı sağlayan tutumumuza inanmamıştır. Çünkü avrupa kültüründe karşılıksız verme, yardımlaşma kültürü yoktur.Çok içtiklerinden serap görme, yada dejavu kültürü vardır.Onların demokrasi anlayışı da bir sanrıdan başka bir şey değildir.

Bu seçimlerde Sarkozi'nin kaybetmesi kaçınılmazdır.Yanlış çıkışları,gönül ilişkileri, içi boş vaatleri,başarısızlığı, Fransa cumhurbaşkana yakışmayan tavırları ona iktidarı getiremeyeceğinden, bu sefer ırkçıları ve fanatik hiristiyanları ve ateistleri alttan alta destekleyerek faşist bir anlayışla avrupada etnik,dini bir ayrışmayı körüklüyor.Büyük bir ihtimalle sosyalist aday François Hollande cumhurbaşkanı olacaktır. 

Avrupa geriledikçe bu tarz çıkışlar artacaktır.Ekonomik krizler dolaylı olarak avrupada bulunan asyalıları ortadoğulu ve afrika kökenlileri,Türkleri etkileyecektir. Norvreç'le başlayan ,Almanya ile devam eden Fransa ile tırmanan bu ayrışma daha da körüklenecektir.Avrupanın hoş görüşü; ekonomik gücü, refah düzeyi,alım gücüyle orantılıdır. Ekonomik krizler o eski tek dişi kalmış canavarı yine hortlatacaktır.Uyanan canavar aç kalmayla karşı karşıya..


Bozulan ekonomisiyle Yunanistan,İspanya,Portekiz,İtalya avrupanın paçasını hızla ekonomik bataklığa çekmektedir..

Karikatür krizi de bu boyutta düşünülebilir.Neden musevilerin ,hiristiyanların kutsalları değilde müslümanlarınki alay konusu ediliyor. çünkü avrupayı kurtaracak yeraltı ve yer üstü zenginlik kaynakları bu ülkelerde.yani eski sömürge düzenine özlem başlayabilir.Avrupa ekonomik olarak ölüme hızla yaklaşıyor.çıkacak bir savaş ekonomik kurtuluş gibi görünüyor.avrupa ruhunu kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.müslümanalara çatması alay etmesi bu çoküşü hızlandıracak kaotik topluma doğru kayacaktır. 

Karikatürle alay edilen islam dünyası islami değerler değil, avrupanın kendisi olacaktır.İslam dünyasında musevilerin hiristiyanların değerleriyle alay edildiğini göremezsiniz Ama medeni(!) avrupda küfür,alay küçümseme hakaret onlardan değilseniz ;serbest..


Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş..Avrupa çökme eşiğindedir. GÜLÜYORUM.. Avrupa komik durumda...Avrupa karikatürleşiyor..



    29 Ekim 2011 Cumartesi

    ikaz..





    sevgili der ki:






    Müslüman kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni musîbetle imtihân eder."




    (Hadis-i Şerif - Kaynak: Tirmizi)

    25 Ekim 2011 Salı

    24 Ekim 2011 Pazartesi


    Nereye gidiyoruz..? Van ağlıyor.. crying van..






    Hyogo-ken-nanbu depremi adıyla da anılan Kobe depremi 1995 yılının 16 ocak günü yerel saatle sabah 05:46'da meydana gelmişti

    . japonya'nin Hyogo ilinin güneyindeki liman kenti kobe'de olağanüstü acıya ve yıkıma neden olan 7.2 büyüklüğündeki bu depremden sonra kobe belediye başkanı depremin üzerinden 3 gün geçmesine rağmen kente su sağlayamadığı için intihar etmiştir. Aynı belediye başkanı kobeyi öyle sağlam yaptık ki tanrı bil yıkamaz demişti..sonuç hüsran..20 saniye ve kobe yerle bir..



    Titanik 1912 yine aynı sözler ve hüsran..




    17 ağustos 1999 marmara depremi gece 03.02 7.4 gölcük/ Kocaeli binalar çokmüş çığlıklar göklere yüseliyor..yine insanlar çaresiz.. 7.5 büyüklük ..resmi rakamlarla 17.480 ölü 23781 yaralı 505 kişi sakat kaldı. 285.211 konut, 42 902 işyeri hasar gördü. Resmi olmayan rakamlara göre 50.000 ölü, 600.000 kişi evsiz kaldı.






    İnsan soruyor? Nereye gidiyoruz. Dünya kaynıyor.. Gerek sosyolojik, gerek coğrafik yer yerinden oynuyor. Yeni yetişen nesile acıyorum..Masum bebelere… çocuklara… Yedik yedik bitirdik dünyayı.. Şimdi birbirimizi.. Dünyanın da dengesini bozduk..

    Ne kadaar güçlüysek; o kadar aciziz




    .20-25 saniye, yıllarca yapılan emekleri, çabaları, ezip geçiyor.Japonlar depreme karşı korunmak için hafif malzeme kullandı, bu sefer tsunamiler aldı götürdü kocaman kocaman binaları..



    yatağınızda hiç bir zaman rahat uyumayın dostlar.. her an size de sıra gelebilir.siz tv yi izlerken, gün gelir sizi de bir göçük altında yada sedyede tv den izlerler..


    Ölüm bahane arıyor dostlar..Trafikte, terörde, depremde,isyanda savaşta,hastalıkta, kinde, nefrette..



    Şimdi Van gözyaşlarını gölüne döküyor..Van ağlıyor.. Türkiye ağlıyor..acılar insanları sevinçlerinde daha çok birbirine bağlar.Babalar ağlar da.. analar.. ahh..! Analar daha bir içten ağlar.

    14 Ekim 2011 Cuma


    Seni en çok o anlıyor.. 

    Rating: 2 votes, 5.00 average.





    ALLAH'ın hoşlanmadıklarını yaparken, kendi hoşlandıklarını ALLAH'tan istemekten utan!!!

    Derdini anlatamamaktan yakınıyorsun,

    Sesini duyuramamak canını yakıyor,
    Varlığını hiçe sayanlara içerliyorsun,
    Anlaşılmamak yüreğini kanatıyor,
    Seni sen söylemeden anlayan bir dostun olsaydı,
    Ne çok sevinirdin...

    Yüreğini senin göğsüne koyan yaratıcın
    Yüreğinden geçenleri bildiğini bildiriyor sana,

    Sen dile getirmesende,
    İçini oyan sızıları,
    Ruhunu kemiren pişmanlıkları,
    Açık bir söz gibi duyuyor,
    Diyor ki;
    Başkalarından sakladığını bildiğim gibi,
    Kendinden sakladıklarını bile biliyorum.

    Seni en çok o anlıyor,
    Sesini bir yükseltte öyle konuşalım demiyor,

    Rabbimiz:
    Bir dilekçe yaz da sonra değerlendirelim demiyor..

    Dayın var mı 
    arkan varmı
    üstün başın,hırkan var mı
    demiyor..

    her gün çağırıyor seni
    sevmezse çağırır mı
    beş defa.. hem de en gür sedayla..
    beş defa çağrısına kulak tıkadığndan;
    ''düşünce'', yine isterken yüzün kızarmıyor mu..?

    müdürün,kaymakamın, valin, cumhurbaşkanın çağırsa koşmaz mısın??

    az mıdır yaratıcının onlar kadar sende değeri?
    niçin duymazsın çağrısını..
    ama çekince kalp ağrısını,gözlerin arar bir yardım.. bir yardım yok mu..??

    Dön Rabbine.. herşeyin için
    bir teşekkür çok mu..