29 Ekim 2011 Cumartesi

ikaz..





sevgili der ki:






Müslüman kardeşinin uğradığı felâketi sevinçle karşılama! Allah onu rahmetiyle o felâketten kurtarır da seni musîbetle imtihân eder."




(Hadis-i Şerif - Kaynak: Tirmizi)

25 Ekim 2011 Salı

24 Ekim 2011 Pazartesi


Nereye gidiyoruz..? Van ağlıyor.. crying van..






Hyogo-ken-nanbu depremi adıyla da anılan Kobe depremi 1995 yılının 16 ocak günü yerel saatle sabah 05:46'da meydana gelmişti

. japonya'nin Hyogo ilinin güneyindeki liman kenti kobe'de olağanüstü acıya ve yıkıma neden olan 7.2 büyüklüğündeki bu depremden sonra kobe belediye başkanı depremin üzerinden 3 gün geçmesine rağmen kente su sağlayamadığı için intihar etmiştir. Aynı belediye başkanı kobeyi öyle sağlam yaptık ki tanrı bil yıkamaz demişti..sonuç hüsran..20 saniye ve kobe yerle bir..



Titanik 1912 yine aynı sözler ve hüsran..




17 ağustos 1999 marmara depremi gece 03.02 7.4 gölcük/ Kocaeli binalar çokmüş çığlıklar göklere yüseliyor..yine insanlar çaresiz.. 7.5 büyüklük ..resmi rakamlarla 17.480 ölü 23781 yaralı 505 kişi sakat kaldı. 285.211 konut, 42 902 işyeri hasar gördü. Resmi olmayan rakamlara göre 50.000 ölü, 600.000 kişi evsiz kaldı.






İnsan soruyor? Nereye gidiyoruz. Dünya kaynıyor.. Gerek sosyolojik, gerek coğrafik yer yerinden oynuyor. Yeni yetişen nesile acıyorum..Masum bebelere… çocuklara… Yedik yedik bitirdik dünyayı.. Şimdi birbirimizi.. Dünyanın da dengesini bozduk..

Ne kadaar güçlüysek; o kadar aciziz




.20-25 saniye, yıllarca yapılan emekleri, çabaları, ezip geçiyor.Japonlar depreme karşı korunmak için hafif malzeme kullandı, bu sefer tsunamiler aldı götürdü kocaman kocaman binaları..



yatağınızda hiç bir zaman rahat uyumayın dostlar.. her an size de sıra gelebilir.siz tv yi izlerken, gün gelir sizi de bir göçük altında yada sedyede tv den izlerler..


Ölüm bahane arıyor dostlar..Trafikte, terörde, depremde,isyanda savaşta,hastalıkta, kinde, nefrette..



Şimdi Van gözyaşlarını gölüne döküyor..Van ağlıyor.. Türkiye ağlıyor..acılar insanları sevinçlerinde daha çok birbirine bağlar.Babalar ağlar da.. analar.. ahh..! Analar daha bir içten ağlar.

14 Ekim 2011 Cuma


Seni en çok o anlıyor.. 

Rating: 2 votes, 5.00 average.





ALLAH'ın hoşlanmadıklarını yaparken, kendi hoşlandıklarını ALLAH'tan istemekten utan!!!

Derdini anlatamamaktan yakınıyorsun,

Sesini duyuramamak canını yakıyor,
Varlığını hiçe sayanlara içerliyorsun,
Anlaşılmamak yüreğini kanatıyor,
Seni sen söylemeden anlayan bir dostun olsaydı,
Ne çok sevinirdin...

Yüreğini senin göğsüne koyan yaratıcın
Yüreğinden geçenleri bildiğini bildiriyor sana,

Sen dile getirmesende,
İçini oyan sızıları,
Ruhunu kemiren pişmanlıkları,
Açık bir söz gibi duyuyor,
Diyor ki;
Başkalarından sakladığını bildiğim gibi,
Kendinden sakladıklarını bile biliyorum.

Seni en çok o anlıyor,
Sesini bir yükseltte öyle konuşalım demiyor,

Rabbimiz:
Bir dilekçe yaz da sonra değerlendirelim demiyor..

Dayın var mı 
arkan varmı
üstün başın,hırkan var mı
demiyor..

her gün çağırıyor seni
sevmezse çağırır mı
beş defa.. hem de en gür sedayla..
beş defa çağrısına kulak tıkadığndan;
''düşünce'', yine isterken yüzün kızarmıyor mu..?

müdürün,kaymakamın, valin, cumhurbaşkanın çağırsa koşmaz mısın??

az mıdır yaratıcının onlar kadar sende değeri?
niçin duymazsın çağrısını..
ama çekince kalp ağrısını,gözlerin arar bir yardım.. bir yardım yok mu..??

Dön Rabbine.. herşeyin için
bir teşekkür çok mu..

10 Ekim 2011 Pazartesi

bakış açısı..vievpoint..

Yarısı boş..Karamsar; yarısı dolu, iyimser..




Hastalık..





Şikayet,isyan karamsar.. sabır,şükür iyimser..

Şikayet ,isyan işi daha da zorlaştırır ve işler daha kötüye gider. Sabretmek ve daha kötürsünü düşünerek şükretmek ve mücadele ;tedavi olmak, daha güzel sonuçlar verir.



Engelli olmak...







isyan ve hayata küsme, karamsarlık,içe kapanıklık, toplumdan kopma, kin ve nefret.. 
Sabır ve sorgulama; daha kötüsünü düşünerek hamdetme, iyimserlik kendisi ile barışıklık toplumla barışıklık ve engeli avantaja çevirmeye döner. Ayrıca manevi sevabını düşünmek ,isyan etmemek, ibadetle elde edilemeyecek manevi derecelere sebep olur..


Fakirlik,.




İsyan, yakıp yıkma, öldürme,hapishane..
sabır, şükür manevi arınma ,hesabın kolay olması eş dosta zaman ayırma, hırsızdan, kapkaçtan, gasptan emin olma (fakirin neyi var ki çaldırsın..kafası rahat...)sonsuz isteklerden emin olmayı sağlar..fakirler zenginlereden daha mutludur. fransa- nijerya örneği..


İhtiyarlık..



İsyan,kabullenmeme ,insanı maskara durumuna sokar.. ve durum değişmez yani bir daha genç olunamaz. Sabır kabullenme mutluluğun kapısını açar.. İhtiyar bir çok kötülüğü istese de yapamaz. bu da onu günahlardan acımasız rekabetten korur..iyi bir rehber olur..


Çirkinlik..



İsyan, kabullememe, kin ve nefrete döner, kendine ve çevresin zarar verir.
Üzülmeme, sabretme ona bir çok güzel insanın ulaşamadığı güzelliklerin kapısını açar.. saldırılardan, tacizden korunur, okumay odaklanarak kariyer yapabilir. Ahlakını güzelleştirerek yüz güzelliğinden çok daha güzel bir karakter kazanabilir. Güzellik tercih edilebilir ama kalıcı bir beraberlik sağlayamaz çünkü yıllar önce güzelliği alır..


Birilerinin ölümü..( uzak -yakın)


isyan,çok çok üzülme, içine atma, kabullenmeme insanı hayattan koparır. Pskolojiyi bozar, hasta eder, yaşarken zombiye( Yaşayan ölü) döner insan..
Kabullenmek, sabretmek, insanı tekrar yaşama döndürür. Hem ölmek yeni bir hayatın başlangıcıdır. Yine Mevlana ölümü düğün gecesine benzetmiştir.Annenin, babanın ölümü çok acı olur ama dünyaya gelen herkes mutlak bir gün ölecektir. Bu gerçeği herkesin kabul etmesi gerekir . Ölmemek için doğmamak gerekir..Ölen dünyanın keşmekeşinden kurtılmuştur..bu bile yeter..

Şan şöhret..


istemek, uğraşmak, insanın hayatın ilk başta güzelleştir ama zehirli bal gibi yavaş yavaş öldürür. Şöhret, Şan gençken güzel olabilir herkes etrafınızda pervanedir ama rahat rahat dışarda gezemezsiniz.. tüm gözler üzerinizde.. Bir şey alırken kazıklanırsınız, itiraz edemezsiniz. Veyy..sende ha..! derler adama/ kadına..Hele yaşlanınca kimsenin sizi görmeyeceği göremeyeceği fil mezarlıkları ararsınız..
Şan, şöhret istemezseniz kimse tanımaz sizi rahatsınız..salıncağa binin.. dönme dolaplara.. bir şey alırke ölümüne pazarlık yapı.. Velhasıl rahatsınız..boşına ''şöhret afettir'' dememişler..


sabırın kendisi..



Sabretmezseniz.. ANLATMAYA GEREK YOK.. herşey yarım kalır ama sabrederseniz;

..Meyve sabırla olgunlaşır, süt sabırla kaymak tutar, üzüm sabırla tatıllaşır.çocuk sabırla büyür.. askerlik, okul hastalık, sabırla katlanılır hale gelir..Sabretmezseniz..katlanırsınız....

8 Ekim 2011 Cumartesi

AÇLIK-TOKLUK



Açlık, kalbde incelik doğurur. Hadis-i şerifte,

(Az yiyenin içi nurla dolar) ve (Allahü teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mümini sever) buyuruldu. (Deylemi)





ÇOK YEMEK VÜCUDU BOZAR












"Obezite, Hipertansiyon, Kolesterol yüksekliğine bağlı kalp damar hastalıkları, kanda pıhtılaşma eğilimi, felç, şeker hastalığı(Diabet),safra taşları, bazı kanser türlerine eğilim, nefes alma zorluğu, uyku apneleri, yorgun uyanma, kas- iskelet problemleri ve eklem sorunlarına yol açabilmektedir .Vücut yağ fazlalığının olumsuz etkileri ise Kaslarda zayıflama, İç ısının hızlı yükselmesi, Eklemlerde ve kemiklerde şekil bozuklukları, Hormon
dengesinde bozulma, Şeker, yüksek tansiyon,Şekil ve görünümde bozulma,Çabuk yorulma ve performans düşüklüğü"









BİR DE ÖYLESİ VAR...





ÇARESİZ BAKIŞLAR..




















MEDENİ DÜNYA ..CIVIL WORLD (!)











Yürekleri ve beyinleri, üzerine bastıkları buz tabakasından daha soğuk adamlar, ellerindeki sivri çelik uçlu sopaları acımasızca sallıyor. Ayaklarının altında tüm gücüyle sürünerek denize ulaşmaya çalışan foklar... Yavrular, yetişkinler, hamileler, erkekler, dişiler...







İNSAN..EN TEHLİKELİ YARATIK..













ŞEYTAN BİLE ATMOSFERİ TERKETMİŞTİR..BU VAHŞİ İNSANLARIN YÜZÜNDEN..